SARI ÖKÜZÜ KİM VERDİ?

Asgari ve emekli maaş zamlarının toplumda yarattığı memnuniyetsizlik sonrasında başta sendikalar olmak üzere ana muhalefet partisinin de desteğiyle art arda mitingler, iş bırakma eylemleri ve basın açıklamaları yapıldı. Sosyal medyadaki tepki paylaşımları ise günlerce devam etti.

Hala neydi, noldu, ne olacağı noktasında pek de bir şey anlayamadığımız çözüm süreci ilginç şekilde tam da bu zamanlara denk gelmişti.

Lakin bu mevzu belli birkaç milliyetçi kesimin eleştirileri dışında toplumda beklenilen ilgiyi uyandırmadı.

Zira insanlar geçim derdindeydi. Ve enflasyonun ezip geçtiği gelir ve alım güçlerinin telaşındaydı.

Muhalefet de bu anlamda halkın yanında duruyor, açıklamalar yapıyor ve hatta iktidara kırmızı kart çıkarıyordu…

Ve Özgür Özel’in kırmızı kart mevzusunu bazı muhalif kesimler dahi eleştirse de hemen akabinde siyaset sahnesinde birden bire kırmızı kartlar havada uçuşmaya başladı.
Yani ümit edilen ama istenilmeyen bir şekilde etkili olmuş gibiydi sanki…

İstanbul Beşiktaş Belediye Başkan Rıza Akpolat, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın’a soruşturmalar, gözaltılar üst üste gelirken, tüm bu durumlara karşı tepkisini dile getiren İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na da aynı gün içinde soruşturma açıldı.

Haydaa ne oluyordu böyle!
Hadi diyelim ki Beşiktaş Belediye Başkanıyla ilgili konu ihale vs gibi konulardan. Ya diğerleri!

Malum Ümit Özdağ, bir muhalefet parti genel başkanı ve haliyle yanlış bulduğu politikalarda sorumluluğu gereği iktidarı eleştiriyor olması oldukça doğal…

Keza İmamoğlu için de durum farklı sayılmaz.
Kaldı ki İmamoğlu’nun Belediye Başkanlığı ötesinde potansiyel ve hatta iktidar tarafından en güçlü rakip olarak göründüğü ortada…
Hal böyle olunca muhatabın yanıt hakkını kullanmasından daha doğal bir şey olabilir mi bilemiyorum.
….
Ancak olayların bu noktaya gelmesinde sadece iktidarı sorumlu tutabilir miyiz?

Kesinlikle hayır.

Farklı farklı sesleri farklı zamanlarda, farklı yerlerden ancak kendi çevresindekiler duyabilir.

Sadece bana dokunulduğunda,
Sadece ben hukuksuzluğa uğradığımda,
Sadece benim canım yandığında ahlıyorsak;

Kimini ırkından, kimini dininden, kimini dilinden, kimiyle siyasi ve dünya görüşü gibi nedenlerle empati kuramıyor, öteki görüyor,
“Ona destek verirsem ondan taraf görürler” diye korkaklık ya da çıkarlarımız uğruna haksızlıklara göz yumuyorsak eğer maalesef ki bu çemberin içine bilerek ve isteyerek girmişiz demektir.

Çünkü mesele eğer hukukun, adaletin düzenli işlemesi için ise; o, bu, ben değil herkes için olmalı ve istemeliyiz de….

Ve işte o zaman farklı cılız seslerle değil dikkate alınması muhakkak gür bir sesle sesimizi duyurabiliriz.
Ve hatta araya kaynayan ama kaynatmakta zorlandığımız tencerelerimizin seslerini bile…

SARI ÖKÜZ’Ü KİM VERDİ!

Bu arada aklıma çoğumuzun bildiği bir hikaye geldi nedense;

Eski zamanların birinde bir otlakta öküz sürüsü yaşarmış.
Ama civardaki aslanlar bir türlü rahat bırakmazlarmış onları.
Hemen her gün saldırırlarmış bu sürüye.
Öküz dediğin öyle yabana atılır bir hayvan değil ki,
Bir araya toplandılar mı kolayca defetmesini bilirlermiş o koca aslanları.
Gün geçtikçe aslanları almış bir kaygı.
“Herhalde bize bu otlağı terk etmek düşüyor” demiş aslanlardan birisi.
“Nereye gideriz” diye düşünürlerken.
“Bir dakika” diye bir ses duymuşlar
Sürünün en çelimsiz, ama kurnaz mı kurnaz bir ferdi olan topal aslan;
“Hayır,hiçbir yere gitmiyoruz.
Siz bana bırakın, ben hallederim bu işi”demiş.
Topal aslan eline beyaz bayrak alıp öküzlerin yanına gitmiş.
“Saygıdeğer öküz efendiler! Bugün buraya sizden özür dilemek için geldik. Evet size defalarca saldırdık, ama niye biliyor musunuz? Hep o sizin aranızdaki sarı öküz yüzünden. Verin onu bize, siz de kurtulun biz de barış içinde yaşayalım!..”
Boz öküz, diğer önde gelenlerle görüşmek üzere geri çekilmiş.
Hepsi de sıcak bakmışlar bu teklife.
Bir tek yaşlı benekli öküz “Olmaz” demiş ama kimseye dinletememiş sözünü.
Zavallı sarı öküz teslim edilmiş aslanlara.
Bütün sürünün selameti için bir öküz.
Gerçekten de günlerce sürüye saldıran olmamış.
Ama aslan milleti bu, ne kadar sabreder ki? Hele öküz etinin tadını aldıktan sonra.
“Acıktık” demişler
Topal aslan boz öküzün yanına giderek “Selam” diye girmiş söze:
“Gördünüz ya biz aslanlar ne denli uysal milletiz. Ama büyük bir problemimiz var!..”
“Nedir?” demiş boz öküz…
“Şu sizin uzun kuyruklu öküz.Gelin verin onu bize bu mevzuyu burada kapatalım. Eskisi gibi barış ve huzur içinde iki taraf da hayatını sürdürsün.”
Boz öküz yine istişare yapmış sürünün ulularıyla.
Yine sadece benekli öküz olmuş karşı çıkan.
Hepsi de “Verelim gitsin” demişler.
Tekrar tekrar yinelenmiş bu olanlar.
Her geçen gün aslanlar daha da güçlenmişler.
Öküzlerse her geçen gün daha da zayıflamışlar
Aslanlar küstahlaştıkça küstahlaşıyorlarmış.
Artık bir sebep bile söyleme gereği duymuyorlarmış.
“Verin bize şu öküzü sonra karışmayız” derlermiş sadece.
Zavallı öküzlerin “Hayır” diyebilecek güçleri kalmamış.
Boz öküz de aralarında olmak üzere birkaçı kalmış en sona.
“Ne oldu bize, ne zaman kaybettik bu savaşı aslanlara karşı, oysa ne kadarda güçlüydük?” diye sormuş biri boz öküze.
“Biz” demiş boz öküz, gözleri nemli ve sesi pişmanlıkla titreyerek,
“Sarı Öküz’ü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı!..”

Kıssadan hisse bu hikayede sözüm meclisten dışarı diyerek şu soruyu yöneltmek istiyorum:

Acaba tek suçlu sarı öküzü feda etmekte sakınca görmeyen boz öküz müydü?

Yoksa boz öküze her defasında inanan ve sadece kendi canını düşünerek itaat eden sürü müydü?

Ve en başta sarı öküz verilmeseydi ne olurdu?

  • Related Posts

    ‘Emir Buhari’ Yenilenen Yüzüyle Hizmete Açıldı

    Yıldırım’da, kültür ve sosyal yaşamı güçlendirecek önemli bir yatırım daha hizmete açıldı. Yıldırım Belediyesi tarafından hayata geçirilen Emir Buhari Kültür Merkezi, düzenlenen törenle kapılarını vatandaşlara açtı. Merkezin açılışına ev sahibi…

    Read more

    “Bencil Dev” Sahnede Devleşti

    Bursa Devlet Tiyatrosu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Ahmet Vefik Paşa Sahnesi’nde sahnelenen “Bencil Dev” adlı çocuk oyunuyla kutladı. Minik tiyatroseverlerin yoğun ilgi gösterdiği temsil, bayram coşkusunu sahneye…

    Read more

    One thought on “SARI ÖKÜZÜ KİM VERDİ?

    1. fıkra

      bir Ermeni, bir Kürt ve bir Türk, erik bahçesine erik araklamaya girerler ama, pat diye bahçenin sahibi gelir.

      bahçe sahibi önce “Türk ve Kürt benim din kardeşim, sen ne hakla eriklerimi yersin?” deyip Ermeniyi döver.

      sonra Kürte döner “bu adamla ben aynı milletteniz, sen ne hakla eriklerimi yersin” der, onu da bir güzel döver.

      en son ise Türke “bahçe benim, ben yaptım, sen ne hakla eriklerimi yersin?” diyerek, onu da döver.

      üç arkadaş, dayağı yemiş otururlarken Türkün kafası dank eder: “biz başta Ermeniyi dövdürmeyecektik”

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Gözden kaçmasın

    ‘Emir Buhari’ Yenilenen Yüzüyle Hizmete Açıldı

    ‘Emir Buhari’ Yenilenen Yüzüyle Hizmete Açıldı

    “Bencil Dev” Sahnede Devleşti

    “Bencil Dev” Sahnede Devleşti

    Nilüfer’de geleceğin başkanları yönetimde

    Nilüfer’de geleceğin başkanları yönetimde

    Yıldırım’da Çocukların Bayramı Şölene Dönüştü

    Yıldırım’da Çocukların Bayramı Şölene Dönüştü

    Osmangazi Belediyesi’nden Çocuklara 3 Gün Sürecek Bayram Hediyesi

    Osmangazi Belediyesi’nden Çocuklara 3 Gün Sürecek Bayram Hediyesi

    23 Nisan Bursa’da coşkuyla kutlandı

    23 Nisan Bursa’da coşkuyla kutlandı