Bugün Birleşik Kamu-iş Konfederasyonun eş zamanlı olarak yaptığı basın açıklamalarında Büro-İş Bursa Şubesi Hukuk ve TİS sekreteri Alper Şen’de sarı sendikaları ve TÜİK’i eleştirirken atılan imzaları Sevr Anlaşmasına benzeterek sözlerine şöyle devam etti:
“Bugün saat 10.00 itibariyle TÜİK aralık ayı enflasyon oranını açıkladı. Dolayısı ile
son 6 aylık enflasyon oranı da netleşmiş olduğu için memur ve emeklilerin
alacağı zam oranı da belirlenmiş oldu. Öncelikle şunu belirtmek isteriz. Bu bir
zam değildir. Bunun adı sözde enflasyon farkıdır. Kalan 5 puan ise 2023 toplu
sözleşme masasında ülkemizdeki tüm memurlar adına sarı sendikalar
tarafından imzalanmış veya onaylanmış düpedüz bir SEVR ANTLAŞMASI dır.
Fakat biz başta SGK çalışanları olmak üzere ATATÜRK ün yolundan giden tüm
kamu çalışanları olarak diyoruz ki;
Biz bu SEVR i yırtıp atar LOZAN sürecinde ilerleriz.
Ve memleketin dahilinde iktidar sahibi olan sarı sendikaların üyesi olan emekçi
arkadaşlarımızı onlara yedirtmeyeceğiz. Onlar ki yandaş yancı ve kripto yancı
diyoruz bunlara her ne kadar emekçinin aleyhine gaflet ve delalet ve hatta
hıyanet içerisinde olsalar da geldiğiniz gibi gideceksiniz ve bizi bu sefalet
zamlarına mahkum etmenize izin vermeyeceğiz.
Siz ve sizin hamilerinize sesleniyoruz; yalanı dolanı bırakın artık. Memurun
sırtından binlerce liralık maaş makam arabalarınız var gözünüz doysun. Çıkın az
biraz sendikacılık yapın diyoruz ama o da mümkün değil. Bari biraz olsun rol
kesin.
Buradan TÜİK e de seslenmek istiyorum uydurma istatistikleri değil gerçekleri
açıkla. Milletin ne kadar Fakru Zaruret içerisinde olduğunu kendisinden
saklama. Çünkü dezenformasyon bir suçtur. Gel bu suçu işleme.
Ekonomiye dair bu açıklamanın yanı sıra 3600 ek göstergenin tüm memurlara
verilmesi; 666 sayılı KHK ile elimizden alınan haklarımızın geri kazanılması; ve
5510 sayılı kanun nedeniyle oluşan hak kayıplarının giderilmesi konusundaki
mücadelemiz kesintisiz devam edecektir.
Memurun bu genel sorunları dışında SGK çalışanlarının mevcut sorunları da
çözüm beklemektedir. Bunlardan birisi ise şudur. Kurumumuza bağlı Sağlık
sosyal güvenlik merkezi çalışanları açısından tam anlamıyla sözün bittiği
yerdeyiz. Bu birimlerde çalışan sağlık kadrosunda çalışan arkadaşların taban
maaşlarına ek olarak ödeme yapılmaktadır. Ancak bu emekçi arkadaşlarımıza
söylenen şu; evet yıllık 20 veya 30 gün izin hakkınız var. Lakin biz size bunu
kullandırmayacağız. Yıllık 12 iş gününden fazla izin kullanırsanız ek ödeme
alamazsınız. Biz de o zaman buradan şunu diyoruz. Bu kadrolara yıllık 60 gün
yıllık izin verin. Parasıyla değil mi…
Tüm bu sorunların haricinde yaşamsal bir sorun daha söz konusu; insani bir
ihtiyaç olan öğle yemeği hizmeti ilçe SGM lerde verilmemektedir. İlçelerdeki
arkadaşlarımız aç karınla öğleden sonraki mesailerinde vatandaşa hizmet
vermeye çalışıyor. Bu sorunun çözümü çok zor olamaz olmamalı. Tek gereken
şey sorumluluk almayı isteyip çözüm odaklı hareket etmektir.
Büro-İş oldukça direniş , Birleşik Kamu-iş Konfederasyonu oldukça umut daima
vardır.
Birleşe birleşe kazanacağız”
Birçok sendikanın meydanlarda basın açıklaması yaptığı bugün ile tespitlerimi önümüzdeki günlerde yazacağım köşe yazımla paylaşacağım…





