Pazartesi günü Bursa Büyükşehir Belediyesinin olağan üstü meclis toplantısındaydık.
Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in başkanlığında raporlar, kararlar seri şekilde kabul ediliyor onaylanıyordu.
Her kabulden sonra Bozbey rapor hakkında söz almak isteyen var mı diye de usule binaen soruyor olmayınca hemen diğer rapora geçiliyordu…
Bu raporlardan biri belediyeler için oldukça mühimdi ve sıra ona geldiğinde Mustafa Bozbey konu hakkında yaşanan zorluğu dile getirme ihtiyacı duydu.
Çokça konuşulan, eleştirilen belediyelerle ilgili vergi ve SGK borçlarına yapılandırma,erteleme getirilmeyen dahası belediyelere verilen ödenekten kesileceği ve ödeyemeyen belediyelere haciz işlemi uygulanacağıyla ilgili kararı hatırlarsınız.
Ki bu hakikaten de belediyeleri köşeye sıkıştıran,
Hele ki Bursa Büyükşehir Belediyesi gibi önceki döneme ait bu türden yüklüce borçları devralan belediyeler için ciddi sıkıntılar yaşatan, dayatılan o karar!
Ve nedense 31 Mart öncesi böyle bir uygulamaya ihtiyaç duyulmazken, yerel seçimlerde CHP’nin belediyelerde ki üstünlüğü ele geçirmesi sonrasında uygulamaya geçilen karar!
İşte Mustafa Bozbey tam da mevzuyla alakalı plan ve bütçe komisyonunun ek ödenek raporunu okuduktan sonra öncelikle onayladıkları için tüm meclis üyelerine teşekkür edip,
5 milyar civarında ek bütçeyle ilgili onaylanan bu teklifin önemine değinerek, aldıkları olumsuz haberle bu bütçeye ne kadar ihtiyaç duyduklarını şu sözlerle anlattı:
“Geçmiş dönemde 841 milyon 716 bin lira civarında belediyemizin vergi borcu vardı. Bu borcun 485 milyon lirası bu ay gelen ödenekten maalesef kesilmiş durumda. İki taksit halinde yani gelecek ayda daha önceki borçlara istinaden aynı miktarda kesileceği kesinleşmiştir. Bu nedenle de ek bütçenin önemi ortadadır. Biz vergi ve SGK borçlarının yapılandırılmasını hem il hem bütün ilçe belediyeleri adına önermiştik” şeklinde ifade ederken,
Devamında da bu önerinin kabul edilmemesinin doğru olmadığını zira bu ay 485 milyon lira civarında müteahhit ödemelerini yapamayacaklarından bu durumun hizmetlerde aksamalara neden olacağını da sözlerine ekledi.
Ne diyelim… Amaç; üzüm yemek mi, bağcıyı dövmek miydi?
Amaç; vatandaşın hizmet alması mı yoksa değişen belediyeleri zor duruma düşürmek miydi?
….
Toplantı gayet ılımlı bir havada geçerek sona yaklaşılıyordu ki, tüm raporları sessiz sedasız onaylayan AK Parti sıralarından aniden beklenmedik bir çıkış geldi.
O sırada birçok kişinin bir şey mi kaçırdık acaba deyip anlamaya çalıştığı belliydi.
Şöyle ki; Nilüfer Belediyesi için ek ödenekle ilgili 2 milyarlık talebin onaylanması sırasında AK Partili meclis üyesi 2 milyarlık ek bütçenin yarısını bağış ve yardımların oluşturduğunu bu konuda Şadi Özdemir’den açıklama beklediklerini belirtiyordu.
Buraya kadar muhalefetin bu talebi normaldi diyebiliriz. Ama hemen sonrasında AK Parti sıralarından grup sözcüsünün “Şadi Özdemir’i tenzih ediyoruz. Kendisinin yanıt vermesine de gerek yok!” sözleri yer aldı.
E biraz önce arkadaşınız açıklama bekliyordu!
(Bu arada toplantıya katılamayan Özdemir’in boş koltuğunu işaret ederek konuşması da ilginçti.)
Sözlerine ilaveten de Özdemir’in önceki dönem yapılan usulsüz işlere dur diyeceğini, kendilerinin de takipçisi olacaklarını öncesinde belirttiklerini söylüyordu.
Tamam da madem tenzih edecektiniz madem mesele önceki dönemle alakalı ve Şadi Özdemir’in de konuyla alakası olmadığını belirtiyorsunuz sahi mesele ne o zaman! Samimiyetle anlayamadık…
Sonrasında Mustafa Bozbey de “Neyse arkadaşlar, artık bu meseleler 31 Mart’ta kaldı” diyerek tam oylamaya geçecekti ki bu kez de yine AK Partili bir başka meclis üyesi konuya dahil olayım derken, seslerin yükselmesine ve konudan bağımsız “ne oluyor, ne oldu” dediğimiz o yere bizi getirmiş oldu.
Mustafa Bozbey’e yönelik “Keşke önceki toplantılarda da böyle bir tavır takınıp her şey 31 Mart’ta kaldı deseydiniz” diyerek aniden başlayan itham dolu sözler ardı ardına geldi.
Ve devamında sarfedilen ezber bozamayan biraz da sert sözler üzerine Bozbey; saygıya ve terbiyeye davet edince sinirler iyiden iyiye gerilmeye başladı.
Tartışmaya bazı AK Partili ve CHP’li belediye başkanları ve üyeler de dahil oldu.
Ve asıl mevzu unutulurken,
Konuşmalar sadece, “Sayın başkan, arkadaşımıza terbiyesiz dediniz!”
“Hayır terbiyeye davet ettim sadece.”
“Tamam bu o demek!”
“Hayır o demek değil!”
Ve bu şekilde evet-hayır üzerinden uzadıkça uzadı toplantı…
Sonuç olarak tartışmanın çıkış noktasına dönmeyi başaran Bozbey, AK Partili meclis üyelerine hitaben;
“Arkadaşlar, bildiğim kadarıyla Nilüfer Belediyesinin ek ödenek talebiyle ilgili bu rapora öncesinde komisyonda zaten onay vermişsiniz…”
Yanıt biraz kem biraz küm biraz evet!
Ve Nilüfer Belediyesinin ek ödenek talebi de oy birliğiyle kabul edildi.
Salondaki çoğunluk ise AK Parti grubundaki bazı isimlerin neye muhalefet ettikleri bir türlü anlaşılamayan bu çıkışını şaşkınlıkla izlerken,
İzlenimlerime dayanan tahminim; usulen de olsa biraz muhalefet yapma sorumluluğu, toplantıya biraz hareket biraz tat tuz biraz da renk katmak adına,
Terbiyesiz sözü üzerinden “terbiyeli” dumanı üstünde mis gibi bir meclis toplantısı sunma isteğiydi.
Hepimize hem afiyet hem de toplantıda alınan kararlar hayırlı olsun…





