SEÇMEN SEÇİM PROVASIYLA SEÇİMİNİ YAPARKEN, BURSA’DA İL BAŞKANI YEŞİLTAŞ YARALANDI!

Pazar günü Cumhuriyet Halk Partisi cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun adaylığını kesinleştirmek için günler öncesinden açıkladığı ön seçimi gerçekleştirdi.

Bildiğimiz üzere İmamoğlu, gözaltına alınmadan yurdun farklı bölgelerine gidip partililerle bir araya gelerek bu anlamda çalışmalarına başlamıştı.

Ama bugünleri yaşayabileceği ihtimaline karşı da her ne olursa olsun seçimin yapılmasını partililerine telkin ediyor,

Ve her ne kadar bu toplantılar üyelere hitaben yapılsa da gittiği her yerde her görüşten yurttaşın yoğun ilgisiyle de karşılaşıyordu.

Bu bağlamda İmamoğlu’nun gözaltı kararı sonrası Cumhuriyet Halk Partisinin ön seçime katılmak isteyen vatandaşlar içinde “Dayanışma Sandığı” eklemesi cesaret veya risk değil malumun ilanının teyidiydi.

Kaldı ki resmi bir seçim olmamasına rağmen 15 milyon insanın pazar günü gelip oy kullanmasıyla da mühür basılmış oldu.

Bu rakamın sadece 1 milyon 600 bin küsurunun CHP seçmeni olduğunu düşününce sanırım meselenin özü daha iyi anlaşılacaktır.

Tıpkı dün gün boyunca seçim bölgelerindeki izlenimlerimle yaşananlara birebir şahit olduğum gibi…

Örneğin hayatı boyunca CHP’ye oy vermemiş veya son 20 küsur yılda AKP’den başka hiçbir partiye oy vermeyi düşünmemiş seçmen kitlesinin açık yüreklikle bunu ifade ederek “artık bitti” demesi ve hatta oyunu kullanıp Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye olmak için form dolduran muhafazakar seçmenlere,

Yürümekte zorlanan yaşlıların şikayet etmeden oy verme telaşlarına,

Türbanlı gençlerimizin coşkuyla ve üstelik zarfı sandığa atarken sosyal medyalarından yayınlamak için fotoğraf çektirdiklerine,

İftar için yemek hazırlarken saati fark edip “inşallah geç kalmadım” diyerek soluk soluğa sandığa koşan ev kadınlarına,

Dağıtımdan önce alelacele motosikletlerini park edip oy vermeye gelen kuryelere,

Köyden oy kullanmak için sabah saatlerinde yola çıkan çiftçilere ve daha nicelerinin umutlu telaşına bizzat şahit oldum…

Nasıl bir şeydi!
Neler oluyordu!

Reklam, tanıtım için milyonlarca lira harcasansa,

Oy kullanılsın diye binlerce araçla almaya gidilse,

Üstüne zarflarda para dağıtılsa dahi,

Ve zorunlu olmadığı veya “oy kullanmazsam para cezası alır mıyım?” acabası olmadığı halde 15 milyon insan bu seçimi bir vatandaşlık görevi gibi görüp,

Nasıl oluyordu da İmamoğlu için uzunca kuyruklarda dakikalarca beklemeyi göze alıyor,

Ve Dayanışma Sandıkları sanki Toplumsal Dayanışma Sandıkları haline dönüşüyordu?

Üstelik sandıklar sınırlı sayıda olmasaydı, resmi seçimlerdeki gibi her ilçede, kasabada, köyde, okulda sandıkların kurulmasına izin verilmiş olsaydı nasıl bir sonuç çıkardı diye sorgularken;

Vatandaş ise dün itibariyle Ekrem İmamoğlu’nun gönlündeki cumhurbaşkanı adayı olduğunu göstermiştir.


VE MEYDANLAR!

Bu arada günlerdir başta Saraçhane’de olmak üzere yurdun her köşesinde ve dahası AKP’nin kalesi denilen bölgelerde bile İmamoğlu’na destek için toplanan milyonlara da değinmeden geçmek olmaz tabii ki…

Yağmur, soğuk demeden; genciyle, yaşlısıyla otobüs duraklarında hınca hınç beklemeyi göze alarak gelenleri,

Bir bardak su dolduramıyor dediğimiz Z kuşağının TOMA’lardan üzerlerine fırlatılan tonlarca suyun karşısında dimdik durmalarına, okuldan belki işinden koşarak soluğu meydanlarda alıp saatlerce ayakta slogan atan belki hırpalanmayı göze alarak gelen o “hiçbir şeyi umursamaz” nesil dediğimiz Z kuşağı nasıl böyle umursayan çocuklar oldu!

Cümle yurttaşın yıllardır içinde biriken, alamadığı haklar, sosyal devletçilikten uzaklaşma, geleceğe karşı artan umutsuzluk,

Toplumda sadece “tepedekiler ve yerin dibindekiler” şeklinde iki kesimin varolmaya başlaması mıydı asıl neden!

Ya da birileri “yeter” dese de arkalarındaki desteğin yetersizliği, bir türlü bir araya gelememe ve “Timur’un filleri” sendromunun böylelikle yıllardır yayılması,
Ancak gitgide yerin dibine çekildiğinin farkında lığına ulaşmak mıydı sebep yoksa!

Ve işte İmamoğlu mevzusuyla oluşan toplumsal tepki, tüm bu birikmişlerin dışa vurumu,

Dipten yukarıya çıkmak için son bir hamle, son şans, demokrasinin hayatta kalması için son bir fırsat gören milyonların mücadelesi, halkın kenetlenmesi, seslerini dünyaya duyurmak için hep bir ağızdan çığlığı gibi hatta…

CHP’Lİ MUHALİFLER!

Hal böyle olunca CHP’nin içinde İmamoğlu’na muhalif isimlerin başında gelen Kemal Kılıçdaroğlu’nun dün İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığı için oy kullanması da oldukça doğal olduğu kadar günlerdir devam eden destek mitinglerini kenardan izlediği düşünüldüğünde,

Gerek partililerin gerek seçmenin gözünde oluşacak yargı gereği yerinde bir tavırdı.

Ve belki de şimdiye kadar Kılıçdaroğlu’nu öne süren ve “bu parti ya bizimdir ya kara toprağın!” diyen CHP’nin içinde ukde kalmış koltuk sevdalılarının aslında kendisine çok hata yaptırdığını düşünmüş de olabilir miydi?

Zira değişimi eleştirme nedenlerini; Kılıçdaroğlu’na yapıldığını iddia ettikleri haksızlıklar olduğunu her defasında yineleyen, CHP’yi bölmeye çalışan bu tayfanın İmamoğlu’nun gözaltı süreciyle beraber nedense hep yandaş medyanın yayınlarına hak vererek paylaşması da oldukça ilginç ve asıl taraflarını göstermiyor muydu?

Tabii bir de güç koklamakta mahir medyadan da bahsetmek gerekir. Mesela CHPli yöneticilerin veya belediye başkanlarının basın açıklamalarında kürsüye mikrofon koymak için birbirini ezen veya göz göze gelip “sizinleyim”mesajı vermek için en ön safta durup didinenleri,

Haberlerini manşetten verip önceki dönemi eleştirmeye başlayan AK Parti’nin ex fanlarını nedense meydanlarda, günlerdir devam eden mitinglerde veya basın açıklamalarında ihtimallere tedbir olarak belki bir muhabir gönderip, zat-ı muhteremleri bir kez bile görmezken,

Talimatlarıyla mikrofonlarını kürsüde artık daha görünmeyen yerlere yerleştirme çabaları hatta onlarca mikrofondan kala kala birkaç tane kalmasına ise maalesef şaşırmıyoruz bile…

“Bakalım! 31 Mart itibariyle kokuyu sindirdirmiştik. Lakin şu süreçte yine duyularımız karıştı. Ne olur ne biter önce emin olup, güç kimden yana olursa göz kırparız yine” diye düşünüyorlar belli ki!

..,

Kılıçdaroğlu’nun İmamoğlu için oy kullanması mevzusuna dönersek; gerek şaibeli kurultayla ilgili söylemi ve sonrasında meselenin çok daha farklı mecralara gitmesinde partililerce sorumlu görülmesi ve partililerle tekrar iyi bir iletişim kurma çabası da olabilir.

Tahminim ise; Kılıçdaroğlu’nun öncesinde güttüğü politika nedeniyle bu saatten sonra tamamen şansını kaybettiği yönünde…

Ve keşke kurultay sonrasında daha makul hazmederek, halkın gözünde “çabaladı olmadı ama dürüst ve naif bir siyasetçiydi” denen biri olarak anılmayı becerebilseydi…

İDDİALAR!

İmamoğlu hakkında açılan iki dosyadan bildiğimiz üzere terörle ilişkili dosya temize çıksa da ihaleler ve yolsuzluk soruşturmasından şimdilik tutuklama kararı verildi.
Hukukçular ise bu dosya ile alakalı olarak gizli tanıkların; görünen, bilinenlerden ziyade duyumları ile ilgili iddianameler olduğunda hemfikir!

Ve dava hakkında her ne kadar yandaş basın allayıp pullamaya algı yaratmaya çalışsa da CHP yönetiminin “Halkın desteği ve iradesine hiçbir güç karşı gelemez!” diyerek neticeden ve ilerleyen süreçten oldukça umutlu olduklarını söyleyebiliriz.

Evet, bizim insanımız;
Ne Ortadoğu ne de demokrasiyi formalite sandıklardan ibaret gören ve halkına kanıtsatan ülkelerin demokrasi anlayışına sahip de değildir alışkın da…

Çünkü hem büyük önderimiz hem de tek Başkomutan olarak gördüğü Mustafa Kemal’in “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” sözlerini emir telakki etmiş,

Milli iradenin sandıkta olduğunu ve sandıktan kim çıkarsa kabulü olduğunu da yıllardır göstermiştir.

Dün yapılan ön seçimde de oy kullanan 15 milyon “Geçmişte kime oy verirsem vereyim halkın iradesi görmezden gelinirse biz işte böyle kenetlenir ve İstanbul Seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayına böyle sahip çıkar, güvenoyu da veririz!” mesajı vermiştir.

BURSA’DAKİ DESTEK MİTİNGİNDE ARBEDE!

Dün yine Bursa’da da halk meydanlardaydı. Ancak Heykel’e çıkmak isteyen kalabalığa güvenlik güçlerinin müdahalesi sırasında yaşanan arbede de Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, gözünden ciddi şekilde yaralandı.

Tedaviye alınan Yeşiltaş, ilk müdahalesi tamamlandıktan sonra hastanede kalmak istemeyip gözaltına alınan gençlere destek olmak için Bağlarbaşı Karakoluna gitti.

Kendisine ve gözaltına alınıp sonrasında serbest bırakılan Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Kadir Binbaş’a ve gözaltıları devam eden vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyor ve herkesin sağduyulu davranmasını, gerek sosyal medyada gerek meydanlarda bu birlikteliği dağıtmaya çalışan provokatörlere fırsat verilmemesini diliyoruz…

  • Related Posts

    ‘Emir Buhari’ Yenilenen Yüzüyle Hizmete Açıldı

    Yıldırım’da, kültür ve sosyal yaşamı güçlendirecek önemli bir yatırım daha hizmete açıldı. Yıldırım Belediyesi tarafından hayata geçirilen Emir Buhari Kültür Merkezi, düzenlenen törenle kapılarını vatandaşlara açtı. Merkezin açılışına ev sahibi…

    Read more

    “Bencil Dev” Sahnede Devleşti

    Bursa Devlet Tiyatrosu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Ahmet Vefik Paşa Sahnesi’nde sahnelenen “Bencil Dev” adlı çocuk oyunuyla kutladı. Minik tiyatroseverlerin yoğun ilgi gösterdiği temsil, bayram coşkusunu sahneye…

    Read more

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Gözden kaçmasın

    ‘Emir Buhari’ Yenilenen Yüzüyle Hizmete Açıldı

    ‘Emir Buhari’ Yenilenen Yüzüyle Hizmete Açıldı

    “Bencil Dev” Sahnede Devleşti

    “Bencil Dev” Sahnede Devleşti

    Nilüfer’de geleceğin başkanları yönetimde

    Nilüfer’de geleceğin başkanları yönetimde

    Yıldırım’da Çocukların Bayramı Şölene Dönüştü

    Yıldırım’da Çocukların Bayramı Şölene Dönüştü

    Osmangazi Belediyesi’nden Çocuklara 3 Gün Sürecek Bayram Hediyesi

    Osmangazi Belediyesi’nden Çocuklara 3 Gün Sürecek Bayram Hediyesi

    23 Nisan Bursa’da coşkuyla kutlandı

    23 Nisan Bursa’da coşkuyla kutlandı