BOZBEY’DEN BAZI TEPKİLERE, ETKİLİ YANIT!

Bursa’da ulaşım uzun yıllardır konuşuluyor, tartışılıyor, şikâyet ediliyor. Ancak ilk kez bu kadar net bir biçimde hem “Neden bu noktadayız?” sorusuna cevap veren hem de “Buradan nereye gideceğiz?” diye tarif edilen bir yol haritası ortaya konuluyor.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in 2026 ulaşım projelerini açıklarken kullandığı dil, aslında Bozbey döneminin yönetim anlayışını da özetliyordu: Günü kurtaran değil, geleceği inşa etmeye talip bir yaklaşım.

Bugün Bursa’da yaşanan trafik sorunu, tek bir dönemin ya da birkaç yanlış kararın sonucu değil. Yıllar boyunca plansız büyüyen bir kentin, ulaşımı da maalesef plansız kaldı. Yerleşim alanlarıyla sanayi bölgeleri birbirinden kopuk biçimde genişledi, toplu taşıma bu büyümenin gerisinde bırakıldı.

2026 yılının ilk değerlendirme toplantısının ana gündemi de bu kapsamda ulaşımdı.

Raylı sistemden karayoluna, otobüsten bisiklet yoluna kadar açıklanan 2026 yatırımları, bu yaklaşımın sahadaki karşılığı gibiydi
Ve 68 yeni hafif raylı sistem aracı, sadece teknik bir detay değil; toplu taşımayı gerçekten merkeze alma amacını gösteriyordu.

Ayrıca Üniversite–Görükle, Çalı–Demirtaş, entegrasyon hatları, halihazırda yapılan ve yapılacaklarla ilgili birçok proje hakkında açıklama yaparken,

Bursa’nın artık otomobil odaklı değil, omurgası raylı sistemlerden oluşan bir kent olarak planlandığını söyleyen Bozbey, bu projelerin tek tek sunumunu da yaptı.

Ve aslında bu bir proje sunumundan çok bir dönem tarifiydi.

Bozbey’in dili netti. “Günü kurtaran çözümler değil, uzun vadeli bir plan” vurgusu,
Bir slogan gibi değil, bir yönetim tercihi gibi duruyordu. Kullanılan dil, verilen rakamlar, kabul edilen sorunlar… Günü kurtarmaya değil, birikmiş yükü sırtlamaya talip bir yönetim anlayışını da gösterirken,

Ümidimiz ise bu projelerin Bursa ve Bursalılar için herhangi bir aksaklık yaşamadan gerçekleşmesi…

Yönetimin Sınandığı Yer

Ancak kent yönetimi yalnızca büyük projelerle değil, günlük hayatın en somut başlıklarında da sınanır.
Son dönemde suya yapılan zamlar ve katı atık bedellerinin BUSKİ faturaları üzerinden yeniden tahsil edilmesi ise bu sınavın en görünür örneklerinden biri…
Özellikle düşük su tüketimi yapan yurttaşların faturalarında katı atık bedelinin su bedelini katlaması, haklı bir tepki yarattı.

Başkan Bozbey’in bu eleştirilere verdiği yanıt ise sürecin siyasal ve yönetsel arka planını ortaya koyuyordu.

Katı atık bedelinin, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın aldığı bir karar olmadığını; ilçe belediye başkanlarının talebi doğrultusunda meclis iradesiyle belirlendiğini açıkça ifade etmesi yaşanan durumun sebep- sonuç ilişkisini netleştirirken,

Meselenin kişisel tercihlerden öte kurumsal sorumluluğa taşındığını gösteriyordu.

Dahası, Bozbey’in bu bedelin daha düşük tutulması ve küçük esnafın kapsam dışı bırakılması yönündeki önerilerinin kabul görmemiş olması, konunun siyasal niteliğini de daha görünür kılıyordu.

Bu noktada kamuoyunun beklentisi net: Kimlerin hangi kararlara nasıl oy verdiğinin şeffaf biçimde ortaya konulması ve özellikle dar gelirli yurttaşları koruyacak yeni düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesi.

Ve başta ulaşım olmak üzere “sosyal hak” vurgusu yapan bir yönetim anlayışının,
su ve katı atık gibi temel hizmetlerde de tüm engellere ve engellemelere karşı vatandaşın yanında daha güçlü adımlar atmasının, Bozbey döneminin bütünlüğü açısından kritik önem taşıdığını da belirtmek gerek…

Tüm bu tartışmalara rağmen Bursa’da bugün inkar edilemeyecek bir gerçek var: Kent uzun süredir ilk kez sorunlarını saklamadan konuşan, sorumluluğu paylaşan ve çözümü veriyle, planla arayan bir yönetim diliyle karşı karşıya. Bu dil, hatasız olduğu için değil; hatayı kabul edebildiği ve tartışmayı kamusal zeminde yürüttüğü için çok değerli…

Ve Bozbey dönemi belki kusursuz bir dönem olmayacak. Ama yönünü saklamayan, hatasını konuşabilen, yükü paylaşan bir dönem olma iddiası taşıması mühim ve Bursa’nın uzun zamandır ihtiyaç duyduğunun bu olduğu da bir gerçek.

Son olarak küçük ama önemli bir not:
Sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından, Büyükşehir Belediyesi’nde genel sekreterlik görevine ilişkin tercih edilen vekâlet modeli de önemli ve dikkatle izlenmeli.

Ulaşım, altyapı ve mali düzenlemeler gibi yüksek koordinasyon gerektiren alanlarda, güçlü bir bürokratik eşgüdüm ve teknik liyakat, siyasi vizyonun sahadaki en önemli tamamlayıcısı olacaktır. Böylesi büyük ölçekli yatırımların ve hassas mali başlıkların, güçlü bir bürokratik koordinasyonla yürütülmesi mühim.

Ve siyasi vizyonu sahaya taşıyan ise nihayetinde o kurumsal akıl…

  • Related Posts

    Gölyazı’da “La Serva Padrona” sahnelendi

    Nilüfer Belediyesi’nin ‘Bahar Operası’ kapsamında düzenlediği, Pergolesi’nin ünlü komik operası ‘La Serva Padrona’ sanatseverlerle buluştu. Gölyazı Kültürevi’nde sahnelenen eser, izleyicilerden büyük ilgi gördü. Nilüfer Belediyesi’nin geçtiğimiz yıl başlattığı opera gösterileri,…

    Read more

    Payitahttan Payitahta Programı Bursa’da Öğretmenlerle Buluştu

    İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde, İstanbul Öğretmen Akademileri ve Atölyeleri tarafından düzenlenen “Payitahttan Payitahta” programı kapsamında öğretmenlere yönelik özel bir buluşma gerçekleştirildi.…

    Read more

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Gözden kaçmasın

    Gölyazı’da “La Serva Padrona” sahnelendi

    Gölyazı’da “La Serva Padrona” sahnelendi

    Payitahttan Payitahta Programı Bursa’da Öğretmenlerle Buluştu

    Payitahttan Payitahta Programı Bursa’da Öğretmenlerle Buluştu

    Osmangazi’de bayram şöleni

    Osmangazi’de bayram şöleni

    Kurban Bayramı Öncesi Hayvan Pazarı 1 Hafta Kapalı Kalacak

    Kurban Bayramı Öncesi Hayvan Pazarı 1 Hafta Kapalı Kalacak

    Şehrin hikayesini Nilüferli çocuklar çizdi

    Şehrin hikayesini Nilüferli çocuklar çizdi

    BUÜ’den Vergi Denetim Kuruluna akademik destek

    BUÜ’den Vergi Denetim Kuruluna akademik destek