Pazar günü Özgür Özel, Bursa “Millet İradesine Sahip Çıkıyor”
mitingini gerçekleştirerek Kent Meydanından halka seslendi.
Olumsuz hava şartlarına rağmen yetkililerin 40 binin üzerinde bir kalabalığın olduğunu tespit ettikleri meydanda coşku hiç dinmedi.
Ve Özgür Özel’in dediği gibi bu bir mitingden öte milletin iradesinin sergilendiği bir eylem gibiydi adeta…
Nihat Yeşiltaş’ın başkanlığında CHP İl yönetimi günlerdir bu miting için hazırlanıyordu. Gençlik kolları, kadın kolları, ilçelerle koordineli olarak yürütülen çabaların mitingin oldukça güzel ve hatasız geçmesini sağladığını da söylemek gerekir.
Kaldı ki TMSF’nin bilboardlar dahil miting duyurularına tasarruf tedbirleri gerekçesiyle yasak koymasına karşın gecelerini gündüzlerine katıp broşür dağıtan, sosyal medyadan çağrı yapan, vatandaşı neredeyse tek tek telefonla arayarak haberdar etmeye çalışmalarının kolay olmadığı muhakkaktı!
…
31 MART’TAN 25 MAYIS’A KENT MEYDANI!
En son 31 Mart gecesi seçim sonuçları sonrasında Mustafa Bozbey için böyle bir kalabalığa şahit olan meydanda,
Konukların vatandaşı selamlamalarının akabinde ilk konuşmayı da tıpkı o günkü gibi coşku ve heyecanla Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey yaptı.
Bozbey: ”İstanbul’u 3 kez halkın oylarıyla kazanan Ekrem Başkanımız bugün hukuksuz biçimde susturulmak isteniyor. Ancak biz biliyoruz ki Ekrem İmamoğlu sadece İstanbul’un değil, Türkiye’nin umududur” sözleriyle İmamoğlu’na olan desteğini ifade ederken şimdiye kadar tamamlanmış olan belediye icraatlarına da değindi.
Ayrıca Bursa Belediyesi olarak “çiftçimize, öğrencimize, esnafımıza, emeklilerimize ve ihtiyaç sahiplerine hiçbir ayrım gözetmeksizin sahip çıkıyoruz!” sözleri de vatandaşın onaylayan
“Bursa seninle gurur duyuyor!” sloganları ile bolca alkış aldı.
Sonrasında ise söz alan CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Ekrem İmamoğlu’nun Bursalılara gönderdiği mektubu okudu.
İmamoğlu, gerek yaşadığı ve gerek içinde bulunduğumuz süreçle ilgili değerlendirmeler de yaptığı mektubunda:
“Milletimiz, adaletin mülkün temeli olduğuna iman etmiştir. Devletin, ancak adalet üzerinde yükselebileceğine iman etmiştir. Ve yine bu millet bilir ki, adalet ancak hakkaniyetle, ehliyetle ve vicdanla ayakta durur. İşte bugün, bu temellerin yeniden sarsılmaması için buradayız. Osman Gazi’nin, Orhan Gazi’nin elleriyle kurduğu şehir, medeniyetin beşiği, devlet aklının merkezi Bursa, unutma! Adaletin terazisi bir kez sarsıldı mı çorap söküğü gibi gerisi gelir. İşte bu sebeple, bugün meydanlara çıkanlar, hakkı yenen herkesin sesini duyurmaya çalışıyor. Gençlerin, kadınların, emeklilerin, öğrencilerin, işçilerin, çalışanların hukukta, ekonomide, toplumda eşitlik isteyenlerin sesini yükseltiyor. Biliyoruz; Bursa da bu adaletsizliğe razı değil. Bu şehir, vicdanıyla yürür. Bu şehir, hep haksızlığın karşısında, adaletin yanında saf tutar. İşte tam da bu yüzden, Bursa’nın sesi Türkiye’ye umut olur.” sözleri gerek mektubu okuyan Nihat Yeşiltaş’a gerek dinleyenlere duygusal anlar yaşattı.
…
ÖZGÜR ÖZEL’E DAR GELİRLİDEN BÜYÜK ALKIŞ!
Ekrem İmamoğlu’nun mesajının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel yoğun tezahürat ve sloganlar eşliğinde halkı selamlarken,mutluluğu gözlerinden okunuyordu.
Konuşmasının bir yerinde “Kent meydanını dolduramazsın diyenlere bugün bu meydanda binlerce Bursalı, milletin iradesini göstermiştir!” diyerek meydanın kalabalığı ve coşkusu karşısındaki sevincini de ifade ediyordu aslında.
Özel sıkça İmamoğlu’nun her şeye rağmen milletin iradesi sayesinde önümüzdeki seçimlerde cumhurbaşkanı olacağına değinerek,süreçle ilgili de cumhurbaşkanı Erdoğan’a hitaben:
“Sen bu savcının iftiralarına güveniyorsan ben de arkadaşlarımın masumiyetine güveniyorum. Gel, milleti hakem yapalım. TRT’ye canlı yayın yetkisi verelim. Bütün yargılamaları TRT’de yapalım. İftira da duyulsun, cevapları da verilsin!” teklifini yineledi.
Özel’in yine çokça alkışlanan açıklamaları ise emekli ve asgari ücretiliyi ilgilendiriyordu:
“Temmuz geliyor. Bütün işçi örgütleri ve işveren örgütlerini gezeceğim. Bu konuda hem işçiyi kayıran, hem işvereni zora sokmayan bir formülü geliştirip ilan edeceğiz. Emekçinin hakkını temmuz ayında asgari ücrete ara zammı almak için bir büyük mücadele başlatıyoruz” sözleri bir anda;
“Ara zam hakkımız söke söke alırız!” sloganlarının dakikalarca meydanda yankılanmasına neden oldu..
…
Mitingi baştan sona takip eden bir Bursalı ve gazeteci olarak şunu ifade etmek isterim ki;
Kent Meydanında sadece CHP’liler veya sığ bir zihinle solcu diye tabir edilen kesim yoktu!
Konuştuğum birçok kişi ekonominin gidişatından, geçinemediklerinden, işsizlikten,gelir adaletinin sağlanamamasından, millet iradesinin ve sesinin artık görmezden gelinmesinden şikayetçi, farklı etnik kökene, inanca, siyasi görüşe sahip büyük bir kesim vardı.
Belli ki farklılıkların bir araya gelmesine engel olan o taş duvarlar kuma gömülmüş ve vatandaş aynı gemide olmanın bilinciyle fırtınalara karşı beraber mücadele etmeye karar vermişti.
Ve belki de Özel’in de dediği gibi artık kale siyaseti ve kutuplaşma siyaseti geride kalarak kucaklaşma siyasetiyle Bursa, milletin kalesi olma yolunda ilerliyor,
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir” ilkesine sahip çıkıyordu…





