“Öğretmenler; Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcilerini, sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır.” Mustafa Kemal Atatürk
Bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü. Tüm öğretmenleri, öğrencileri hatta cümlemizi ilgilendiren ve kutlanması gereken önemli bir gün.
Öğretmenlik mesleğinin kutsallığı muhakkakken; Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, Başöğretmen olarak anılmaktan ne kadar onur duyduğunu “Unutmayınız ki cumhurbaşkanı bile sınıfta öğretmenden sonra gelir” sözleriyle ifade etmiştir.
Ve yine “Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet adını alma yeteneğini kazanamamıştır” sözleriyle de, öğretmenliğin sadece bir meslek olmadığını bir milletin bekasını sağlayan ana unsur olduğunu da belirtmiştir her seferinde…
…
Öğretmenler gününü kutladığımız bugün birçoğumuz birbirinden güzel mesajlar paylaşıyoruz. Okullarda şiirler, övgüler, atamızın bu mesleğin kutsallığına ilişkin söylediği kıymetli sözler defalarca okunup alkışlanıyor her yıl.
Ancak bu mesleğe gönül vermiş,
Bu amaçla okumuş mezun olmuş ama yeterli görülmediğinden sonu muallak sınavlara girme şartını da yerine getirmiş,
Lakin bir türlü öğretmen adayı olmaktan öteye geçemeyen binlercesi bu özel günü kutlayamamanın hüznünü yaşamakta…
Üstelik hepsinin mesleğini yapmasına yetecek kadar bir öğretmen açığı da ayan beyan ortadayken…
Şimdi şöyle düşünenler olabilir:
“Ama Milli Eğitim Bakanlığı üniversite eğitimini tamamlasa da mesleğinde çok daha yetkin öğretmenlerle kaliteli bir eğitim sağlamak amacıyla bu sınavları yapıyor.”
Fikren doğru bir düşünce olsa da maalesef işin aslına baktığımızda mevzunun pek de öyle olmadığını görüyoruz.
Zira KPSS ve mülakatlar kalite ve mesleği yapabilme kriteri olarak belirlenmiş ise;
Neden bu kriterleri geçemeyen adayların ücretli olarak çalışmaları halinde öğretmenlik yapmalarında bir sakınca görülmüyor o vakit!
Belki şimdi de şu soru akla gelebilir:
“Ne güzel işte! Sınavı kazanamasalar da yine bir şekilde açıkta kalmıyorlar. Ne diye ağlanıp duruyorlar o zaman?”
Hah işte ayrıntılarda gizli olan cevabı verelim:
Öncelikle birçoğunun ağlama nedeni sınavda oldukça iyi puanlar almalarına rağmen mülakatlarda her nedense devlet kadroları için yetersiz bulunmaları!
Ayrıca ücretli öğretmenlik, belli bir zaman dilimi için ve çalıştığı saatler üzerinden alacağının belirlendiği bir sistem. Kaldı ki bu ücretlendirmeye yaz tatili, sömestr ve hafta sonları da dahil değil.
Buna bağlı olarak sigorta primleri ise aylık toplam ders saat sayısına göre ödendiği için de en fazla 16-17 gün sigortalı olabiliyorlar.
Yani normal öğretmene göre yarım ücret ve yarım sigorta ile çalışmış oluyorlar onca öğretmen açığına tampon yapılan ama bir türlü atanamayan bu öğretmenler…
…
Meseleye tasarruf tedbirleri yönüyle baktığımızda mis gibi bir uygulama da diyebiliriz aslında!
Ama keşke bu tedbirler eğitim ve öğretmenler üzerinden değil de tasarrufa anlam katan gereksiz israflar kapsamında yapılsa da bizim de içimize sinse değil mi ama…
…
Ve her ne kadar “ücretli” diyerek mesele hafife alınmaya çalışılsa da yevmiye usulü bir çalışma düzeni diyebileceğimiz bu sistemi yanlış bulan “daimi öğretmen adaylarından” şansını her köşe başında açık büfeler gibi hizmet veren özel okullarda deneyenlerde yok değil tabii!
Lakin bu “çok özel” okulların da yine birçoğu öğretmen olmuş ama bir türlü öğretmen vasfını elde edemeyen bu kesimin mağduriyetinden dibine kadar faydalanıyor.
Vakti zamanı belli olmayan yoğun çalışma saatleri bir yana verdikleri asgari maaşlarla oradan oraya savrulan aday öğretmenlere iş vermiş olmanın hazzını yaşıyorlar eze eze…
Ve tüm bu olumsuz durumlar nedeniyle bir daha, bir daha, defalarca “belki bu kez aslanlar gibi BEN ÖĞRETMENİM” diyebilmek için KPSS’ye en çok da kaybedeceği muhtemel mülakatlarda yine de şansını deniyor mesleğin talihsiz çoğunluğu…
Ve hala yılmayan ama mesleğini yapmak için çırpınanlar hem ücretli öğretmenlik hem farklı sektörlerde düşe kalka çalışarak azimle 24 Kasım Öğretmenler Gününü hakkıyla kutlayacağı zamanları bekliyor…
Öğretmenlik mesleğine sevdalı, bu uğurda üzülmeyi, ezilmeyi göze alan ve bu ülke çocuklarına güzel bir gelecek için çabalayan tüm öğretmenlerimizin günü kutlu olsun…
“En önemli ve feyizli görevlerimiz, milli eğitim işleridir. Milli eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu suretle olur.” Mustafa Kemal Atatürk





